ifwrebel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ifwrebel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Eylül 2011 Cuma

İstanbul Fashion Week 4. Gün Sokak Stili

Araya adidas party davetiye çekilişi girince İstanbul Fashion Week son gün postunu ertelemek zorunda kalmıştım.

İstanbul Fashion Week'in son gününde iki defile arası söz verdiğim üzere, gözüme çarpan stilleri sizler için fotoğrafladım.Vaktim kısıtlı olduğundan pek verimli bir çalışma olmadı ama farklı tarzları yakalamaya çalıştım  eğlenceli bir post oldu,umarım hoşunuza gider :)













14 Eylül 2011 Çarşamba

BAHAR KORÇAN İLE IFW PERDE ARKASI WORKSHOP

İstanbul Fashion Week'te kaçırdığıma üzüldüğüm etkinliklerden biri de Bahar Korçan ile IFW Workshop'tu.Defilelerin perde arkasının işlendiği workshop'a katılamayanlar için detayları ve fotoğrafları inceleyip,merakımızı giderme zamanı.



Türk tekstil ve hazırgiyim sektörünü geliştirmeyi hedefleyen ve bu doğrultuda geleceğin moda tasarımcılarını yetiştiren İstanbul Moda Akademisi (İMA) ile eğitimdeki kaliteyi arttırmak ve Türkiye’de moda tasarımcılarını belirlenen hedef ve vizyon sayesinde aynı çatı altında toplamak amacıyla kurulan Moda Tasarımcıları Derneği (MTD), İstanbul Moda Haftası’nda genç tasarımcı adaylarını bilgilendirmeye yönelik bir workshop düzenledi.

Moda Tasarımcısı Bahar Korçan liderliğinde düzenlenen workshop’ta Istanbul Fashion Week’e nasıl hazırlanılır, standartları nelerdir, defile hazırlığındaki diğer önemli paydaşlar kimlerdir ve bunlar nasıl çalışır? sorularına yanıtlar verildi.




İstanbul Moda Haftası kapsamında gerçekleşen bu workshop ile moda haftası ve defilelerin tüm perde arkası ve merak edilen hazırlık süreçleri masaya yatırıldı. Cem Görk, Uğurkan Erez, Zeynep Arkök, Banu Koryürek ve Bige Ökten’in katılımıyla prodüksiyondan koreografiye, marka iletişimi ve PR çalışmalarından styling’e uzanan kapsamlı bir çalışmanın incelikleri üzerine keyifli bir sohbet gerçekleşti. Büyük bir ilgi ve yüksek bir katılım gören bu workshop’ta Cem Görk organizasyon ve prodüksiyon detaylarına değindi, podyumun, tüm konsantrasyonu defileye toplamak amacına hizmet ettiği için beyaz olmasının gerekliliğinin, çok kalabalık bir ekibin arka planda ciddi bir çalışma içerisinde olduğunun altını çizdi.

Saç ve makyaj tasarımcılarından, catering’e, giydiriciden ulaşım görevlilerine ve tüm prodüksiyona uzanan bu geniş ekibin en can alıcı noktalarından biri olan koregrafi üzerine ise Uğurkan Erez esprili ve keyifli anlatımıyla herkesi etkiledi. Koreograf Zeynep Arkök ise deneyimlerini katılımcılar ile paylaştı ve bir koreografi oluştururken moda tasarımıcısından aldığı biref’e göre müzik, grafik, desen, mizansen gibi detayları nasıl bir araya getirdiğini anlatırken çalışma esnasında dış dünyadaki her türlü algıdan etkilendiğini, kimi zaman bir müzik kimi zaman ise bir filmin kendisine ilhan verdiğini belirtti. Bige Ökten ise bir defilenin olmazsa olmazlarından ve tasarımları son dokunuşlarla bambaşka yerlere taşıyan styling’e dair ipuçları verirken Banu Koryürek de marka ve iletişimin ne demek olduğunun, bir marka iletişim danışmanının markayı, moda tasarımcısını nerelere taşıyabileceğinin, imaj yönetiminin ve marka farkındalığı yaratmanın inceliklerinin altını çizdi. İstanbul Moda Akademisi öğrencilerinin hazırladığı koleksiyondan oluşan mini ve keyifli bir defile ile sonlandı.


13 Eylül 2011 Salı

İstanbul Fashion Week 3.Gün Defileler


3. Güne karma defilesi ile başladık.3 yetenekli tasarımcı sırayla koleksiyonlarını biz moda severler ile paylaştılar.İlk olarak podyumda Seda Zoroğlu'nun koleksiyonunu izledik.Defileye eşlik eden perküsyon grubu canlı performansıyla günün ilk saatlerini hareketlendirip, dinamik bir şekilde güne başlamamıza da yardımcı oldular doğrusu.

Karma defilesinde izlediğimiz Seda Zoroğlu'nun koleksiyonundaki jean tasarımların çoğunu bir jean tutkunu olarak beğendim, beyaz bluzlar da kesim olarak gayet şık ve alınası görünüyorlardı.Benim defilede beğendiğim en önemli ayrıntı ise tasarımlarla beraber kullanılan büyük kolyeler oldu, onlar olmasa koleksiyon bu kadar iyi görünmeye bilirdi diye düşünüyorum,harika birer tamamlayıcı olmuşlardı.



Şafak Tokur'da yaratıcılığını podyuma döktüğü farklı tasarımlarından oluşan koleksiyonunu sundu bizlere.Defilenin en dikkat çekici bölümü kuşkusuz başı görünmeyen mankenin podyumda belirmesiydi.İnsanın tüylerini her ne kadar diken diken eden bir görüntü de olsa bence defilelerin böyle kendine göre farklılıklara yer vermesi hoştu.


Çiğdem Akın ise 70'lerin disko dönemini podyuma taşıdı.Asimetrik yakalardan oluşan parçalar koleksiyonda en beğendiklerim oldular.Retro saçlar ve yapılan pırıltılı makyaj da koleksiyon ile bütünlük sağlamıştı.Koleksiyonda en beğendiğim parçalar ise üstte eklediklerim oldu.



Günün en merakla beklenen defilesi kuşkusuz Özgür Masur defilesiydi.Ünlülerin de oldukça ilgi gösterdiği koleksiyon Sade-ce adıyla bizlere az çok neler beklememiz gerektiğinden bahsediyordu.Ağırlıklı olarak beyazların yer aldığı defile başlamadan Zuhal Olcay'ın sesi ve görüntüsü belirdi beyaz perdede.Sade-ce koleksiyonu için seslendirdiği şarkı ile o müthiş sesini duymak çok güzeldi.Aslında en son elbiseyi belki Zuhal Olcay giyip gelir diye bir beklentiye de girmedim değil.Çıkışta şarkı çoktan Follow up Fashion'ın diline dolanmıştı bile :)
‘Beyaza boya, dön ruhuna
 Bir kez olsun anlam arama
 Seyret sen Özgür-ce
Moda haftası süresince beyaz ağırlıklı bir çok defile izledik ama renk olarak sadece beyazı kullanıp, arada dore ile bir kaç parçayı renklendiren tek isim Özgür Masur oldu.İlk başta sadece beyaz renk ile ne kadar yaratıcılık gösterebilir diye düşünsem de ,modeller teker teker podyumda yürüdükçe başarılı ve bol işçilikli bir koleksiyon olduğunu gördüm.Koleksiyonda cesur kesimli bluzlar ve elbiseler dikkat çekiciydi,içlerinden birini en iyi seçmem gerekseydi uzun bir süre düşünmem gerekirdi sanırım.


Cengiz Abazoğlu'nun Adil Işık için tasarladığı koleksiyon bu yıl ifw'de izlediğimiz en çok renk kullanılan koleksiyon oldu.Canlı renklerde uçuş uçuş elbiseler ve beraberinde kullanılan altın rengi aksesuarlar göz alıcıydı doğrusu.

Özgür Masur defilesi çıkışında tek fotoğraflık ne giydimi de eklemeden olmaz :)

İstanbul Fashion Week 2.Gün Defileler

Merhaba,

Malesef yazılarımı günü gününe yazmayı planlarken son dakika işleri ve pazar günü gitmem gereken düğünün hazırlıkları derken,yazıları hazırlamam ancak salı gününü buldu.Bu gün eğer yetiştirebilirsem katıldığım 2-3-4. gündeki defilelerden bahsedeceğim.Hatta fashion week yazıları içinde en sevilen sokak stili bölümü için moda haftasının son günü çektiğim fotoğrafları da paylaşacağım,beklemede kalın.

En son postumda Simay Bülbül'ün showroomunda bizlerle paylaştığı koleksiyonunu yazmıştım ama Galata'ya doğru yol almadan önce,defilelerin gerçekleştiği çadırda günün ilk defilesi Niyazi Erdoğan için yerlerimizi almıştık.

Doğrusu bir önceki dolmuş şoförü koleksiyonuyla moda dünyasında adı yankılanan Niyazi Erdoğan'dan nasıl tasarımlar göreceğiz diye merakla bekliyordum.
Defileyi Follow up Fashion ile birlikte izledik ve ilk olarak çalan şarkılara bayıldık,temalı koleksiyon sunumlarında bence müziğin de koleksiyon ile uyumu olmazsa olmazlardan.

Podyumda gene sünnetin olmazsa olmazı fesler,mankenlerin baş tacıydı.Tasarımların geneli vücuda oturan kesimlerden oluşuyordu ve kullanılan renkler de yoğunlukla mavinin tonları,gri,kahve ve hardal renginden oluşuyordu.Açıkçası izlediğim erkek defilelerinin içinde en beğendiğim koleksiyon ve sunum Niyazi Erdoğan'ınki idi.Defilenin sonunda kurdeleli altın takılmış mavi pelerin çoğumuzun yüzünde gülümseme oluşturdu.Ellerine ve yaratıcılığına sağlık diyor,bir sonraki defileyi dört gözle bekliyorum.


Aaa unutmadan defilenin finalinde ise Niyazi Erdoğan, sünnet olurken takılan maşallah yazısıyla podyuma çıkarak bizleri selamladı :)


Galata dönüşünde izlediğim defile ise Nejla Güvenç'in Nej defilesi oldu.Doğrusu adımıza özel hazırlanan mor renkli davetiyeler biz bloggerların gönlünü çaldı.

'Paralel Hayatlar' isimli koleksiyonunda bana göre en dikkat çekici parça beyaz renkten oluşan farklı kesimdeki bu bluz ve pantolon oldu.


Defilenin kapanışı ise Ahu Türkpençe'nin giydiği beyaz elbise ile yapıldı.

Evet 2. gün izlediğim defilelerin sonuna geldik.3. gün hangi defilelere gittim,neleri beğendim merak ediyorsanız takibe devam edin :)

Herkese sevgiler...

9 Eylül 2011 Cuma

Simay Bülbül / Kırılma Noktası Koleksiyonu

Malesef günün yoğunluğundan, dünkü Simay Bülbül özel sunumunu sizlerle ancak paylaşma fırsatı bulabildim.Simay Bülbül bu yıl podyumda defile yapmak yerine, tasarımlarını bizlerle Galata showroomunda paylaşmayı tercih etmiş.




Böylelikle bizlerde üzerinde büyük emeklerin harcandığı birbirinden güzel tasarımları yakından görüp,inceleme fırsatı bulabildik.Özellikle altta eklediğim ilk iki elbise, koleksiyonun konsept sunum sergisinde en beğendiklerim oldular.










Simay Hanım ise harika bir ev sahibesiydi, hepimize bir insan bu kadar mı güler yüzlü,sıcakkanlı olur dedirtti doğrusu.Böyle sıcak bir ortamda da biz bloggerlara uzun bir süre oturup günün kritiğini yapmak düştü, tabi bir sonraki defileye ancak yetişebileceğimizi fark edene kadar :)

Evet şimdi de sıra blogger fotoğraflarında :)







Son olarak da hep birlikte Galata'dan Odakule'ye doğru yol alırken :)



2. gün defilelerini de toplu olarak bir sonraki postta sizlerle paylaşacağım.Takipte kalın :)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...